Yeni yazı: Kümeyi Kurmak: Ready Yazması Kümenin Çalıştığı Anlamına Gelmez

Kubernetes Öğrenme Yolculuğu

Kümeyi Kurmak: Ready Yazması Kümenin Çalıştığı Anlamına Gelmez

Kümeyi Kurmak: Ready Yazması Kümenin Çalıştığı Anlamına Gelmez

Önceki yazıda kurulmuş bir kümenin kapağını açtık: bileşenlerin birbirini hiç aramadığını, hepsinin yalnızca API sunucusunu okuyup yazdığını gördük. Orada bir söz vermiştik — o kümeyi nasıl kurduğumuz bir sonraki başlıktı. Şimdi argo-cp01, argo-w01 ve argo-w02‘yi sıfırdan ayağa kaldırıyoruz.

Kümenin Kapağını Açalım: Kubernetes Bileşenleri Birbirini Neden Hiç Aramaz?

Kümenin Kapağını Açalım: Kubernetes Bileşenleri Birbirini Neden Hiç Aramaz?

Önceki yazıda Kubernetes’in emir değil istenen durum aldığını, uzlaşma döngüsünün farkı sürekli kapattığını görmüştük. Orada bir söz vermiştik: kümenin kapağını açıp o döngüyü fiilen kimin çevirdiğine bakacaktık.

Konteynerden Orkestrasyona: Kubernetes Ne Zaman Gerekir?

Konteynerden Orkestrasyona: Kubernetes Ne Zaman Gerekir?

Yol haritası yazısında seriyi dört evreye ayırmıştık. Birinci evrenin birinci sorusu şuydu: konteyner tam olarak nedir, ve neden bir noktadan sonra tek başına yetmiyor?

Kubernetes Öğrenme Yolculuğu

Kubernetes Öğrenme Yolculuğu

Kubernetes öğrenmeye çalışan çoğu kişi aynı yerden başlıyor: internetten bir YAML dosyası kopyalıyor, kubectl apply diyor, çalışınca seviniyor, çalışmayınca ne olduğunu anlamıyor. Ben de öyle başladım. Sorun şu ki Kubernetes bir komut seti değil, bir model; o modeli anlamadan ezberlenen komutlar ilk arızada işe yaramıyor.